Samsun Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı
Samsun adrenal ameliyatı, böbreküstü bezinin hormon üretimini bozan hastalıklarında uygulanan cerrahi tedavidir.
İlaçla kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon, kanda potasyum düşüklüğü, ataklar hâlinde gelen çarpıntı ve terleme ya da görüntülemede saptanan hormon salgılayan tümörler bu ameliyatın başlıca nedenleridir. Dört santimetreyi aşan kitleler de cerrahi değerlendirme gerektirir.
Böbreküstü bezleri küçük olmalarına rağmen kan basıncını, tuz-su dengesini ve strese verilen yanıtı yöneten hormonları üretir.
Bu bezlerdeki bir tümör hormon salgılamaya başladığında tablo tek bir organla sınırlı kalmaz; kalp, damarlar ve metabolizma birlikte etkilenir. Belirtiler başka hastalıklarla karıştığı için tanı çoğu zaman gecikir. Bu nedenle değerlendirme, endokrinoloji ve cerrahi birlikte yapılır.
Samsun'da bu ameliyatlar, endokrin cerrahisi alanında çalışan ekipler tarafından çoğunlukla kapalı yöntemle yapılır. Op. Dr. Sultan Ayaz, böbreküstü bezi hastalıklarında hasta değerlendirmesini hormon testleri ve görüntüleme sonuçlarıyla birlikte yürütür.
Hangi yöntemin uygun olduğu muayene ve tetkiklerden sonra netleşir. Aşağıda ameliyatın kapsamı, hazırlık aşamaları, iyileşme süreci ve maliyeti belirleyen etkenler sırayla anlatılıyor.
Samsun Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı Nedir?

Adrenal ameliyatı, tıptaki adıyla adrenalektomi, böbreküstü bezinin tamamının ya da hastalıklı bölümünün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Hormon salgılayan tümörlerde amaç aşırı hormon üretimini durdurmak, şüpheli kitlelerde ise dokunun bütün olarak çıkarılıp patolojik incelemeye gönderilmesidir.
İşlem çoğunlukla tek taraflı yapılır ve büyük bölümü kapalı yöntemle tamamlanır. Kimlerde gerekli olduğu, hormon testleri ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek hekim tarafından belirlenir.
Adrenal Bezinin Rolü ve Ameliyat Gerekliliği
Böbreküstü bezleri, her iki böbreğin üst kutbuna oturan ve birkaç gram ağırlığındaki iki küçük organdır. Dış katmanı olan korteks kortizol, aldosteron ve androjen hormonlarını üretir.
İç kısımdaki medulla ise adrenalin ve noradrenalin salgılar. Bu hormonlar kan basıncını, tuz-su dengesini, kan şekerini ve strese verilen yanıtı düzenler. Boyutları küçük olsa da işlevleri yaşamsaldır.
Bezde gelişen bir tümör hormon üretmeye başladığında bu denge bozulur. Aldosteron fazlalığı dirençli yüksek tansiyona ve potasyum düşüklüğüne, kortizol fazlalığı kilo artışı ile şeker yüksekliğine, adrenalin fazlalığı ise ataklar hâlinde çarpıntı, terleme ve baş ağrısına yol açabilir.
İlaç tedavisi bu tabloyu çoğu zaman tek başına çözmez.
Ameliyat gerekliliği, hormon fazlalığının kaynağı olan dokunun çıkarılmasıyla tablonun düzelebilmesinden doğar. Hormon üretmeyen ama boyutu büyük ya da görüntülemede şüpheli görünen kitlelerde amaç kanser riskini ortadan kaldırmaktır.
Karar tek bir tetkike değil; klinik bulgular, laboratuvar sonuçları ve radyoloji raporlarının bütününe dayanır. Bu nedenle aynı boyuttaki iki kitleden biri ameliyat edilirken diğeri takibe alınabilir.
Hangi Durumlarda Adrenal Ameliyatı Uygulanır?
Adrenal ameliyatı; hormon salgılayan tümörlerde, kanser şüphesi taşıyan lezyonlarda ve belirli bir boyutu aşan kitlelerde uygulanır.
Karar verilirken tümörün hormon üretip üretmediği, boyutu ve görüntülemedeki özellikleri birlikte ele alınır. Boyut tek başına değil, diğer bulgularla birlikte anlam taşır.
- Feokromositoma: adrenalin ve noradrenalin salgılayan, ataklar hâlinde tansiyon yükselmesine neden olan tümör
- Aldosteronoma (Conn sendromu): aldosteron fazlalığıyla dirençli yüksek tansiyon ve potasyum düşüklüğü yapan adenom
- Kortizol salgılayan adenom (Cushing sendromu): kilo artışı, cilt incelmesi ve şeker yüksekliğiyle seyreden tablo
- Dört santimetreyi aşan kitleler ve zaman içinde büyüdüğü izlenen rastlantısal lezyonlar
- Görüntülemede malignite şüphesi uyandıran düzensiz sınırlı kitleler ve adrenokortikal karsinom
- Ağrı ya da bası hissi gibi belirti veren büyük adrenal kitleler
Rastlantısal olarak saptanan ve insidentaloma adı verilen kitlelerin tamamı ameliyat edilmez. Hormon testleri normal, boyutu küçük ve görüntüleme özellikleri iyi huylu lezyonlarla uyumlu olanlar belirli aralıklarla takip edilir.
Takip sırasında genellikle yılda bir hormon testi ve görüntüleme tekrarı istenir. Takip mi cerrahi mi gerektiği hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Ameliyat Süreci ve Teknikler

Adrenal ameliyatı genel anestezi altında ve iki temel teknikle yapılır: kapalı (laparoskopik) yöntem ve açık cerrahi. Laparoskopik yaklaşım bugün çoğu hastada tercih edilen standart yöntemdir.
Açık cerrahi ise kitlenin çok büyük olduğu ya da kanser şüphesinin öne çıktığı durumlar için ayrılır. İşlemin süresi tümörün tipine ve boyutuna göre değişir.
Laparoskopik Adrenal Ameliyatı Avantajları
Laparoskopik adrenalektomi, karın ya da sırt bölgesine açılan birkaç santimetrelik kesilerden kamera ve ince aletlerle bezin çıkarılmasıdır. Kesi sayısı çoğu ameliyatta üç ile dört arasındadır.
Bu yöntemde doku büyütülmüş görüntü altında ayrıldığı için kanama miktarı azdır. Çıkarılan bez, küçük bir torba içinde bütün hâlde dışarı alınır.
Ameliyat sırasında hasta genellikle yan yatar pozisyonda konumlandırılır. Çalışma alanı oluşturmak için karın boşluğu gazla genişletilir.
Bez, çevresindeki damarlar tek tek kapatıldıktan sonra komşu dokulardan serbestleştirilir. İşlem tamamlandığında küçük kesiler kapatılır ve hasta uyandırma odasına alınır.
Kapalı yöntemin hasta açısından öne çıkan üstünlükleri şunlardır:
- Küçük kesiler sayesinde ameliyat sonrası ağrının daha az olması
- Kan kaybının ve kan verilmesi ihtiyacının düşük seyretmesi
- Hastanede kalış süresinin genellikle bir ile üç gün arasında olması
- Günlük yaşama ve hafif işlere daha erken dönebilme
- Yara izinin küçük kalması ve daha iyi kozmetik sonuç
- Karın içi yapışıklık riskinin açık cerrahiye göre daha düşük olması
Kapalı ameliyatın iki farklı yolu vardır. Transperitoneal yaklaşımda karın boşluğundan girilir; retroperitoneoskopik yaklaşımda ise sırt tarafından doğrudan bezin bulunduğu alana ulaşılır. Hangi yolun seçileceği tümörün yerine, hastanın kilosuna ve daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarına göre değişir.
Açık Cerrahinin Uygulanma Koşulları
Açık adrenal cerrahisi, karın ya da yan bölgeye yapılan daha uzun bir kesiyle bezin doğrudan görülerek çıkarılmasıdır.
Kapalı yöntemin güvenli biçimde tamamlanamayacağı düşünülen durumlarda planlanır. Bu teknik geçmişte standarttı; bugün ise seçilmiş olgularda uygulanır. Tercih nedeni çoğunlukla kitlenin boyutu ya da çevre dokularla olan ilişkisidir.
- Yaklaşık sekiz-on santimetreyi aşan çok büyük kitleler
- Görüntülemede çevre dokuya invazyon düşündüren malignite şüphesi
- Büyük damarlara komşuluk ya da damar içine uzanım bulunması
- Geçirilmiş geniş karın ameliyatlarına bağlı yoğun yapışıklıklar
- Kapalı yöntemde anatomik yapıların güvenle ayırt edilememesi
- Ameliyat sırasında kontrol edilmesi güç bir kanama gelişmesi
Ameliyata kapalı başlanıp gerektiğinde açığa geçilmesi bir başarısızlık değil, güvenlik kararıdır. Bu ihtimal ameliyat öncesi görüşmede hastayla paylaşılır.
Açık cerrahide iyileşme süresi daha uzundur; hastanede kalış ve normal aktiviteye dönüş birkaç gün ile birkaç hafta arasında uzayabilir. Hedef her iki teknikte de aynıdır: kitleyi bütünlüğü bozulmadan çıkarmak.
| Karşılaştırma | Laparoskopik Yöntem | Açık Cerrahi |
|---|---|---|
| Kesi | Birkaç santimetrelik küçük kesiler | Karın veya yan bölgede uzun kesi |
| Kan kaybı | Genellikle az | Daha fazla olabilir |
| Ağrı düzeyi | Daha düşük | Daha belirgin |
| Hastanede kalış | Tipik olarak 1-3 gün | Genellikle daha uzun |
| Tercih edildiği durum | Küçük ve orta boy, iyi huylu görünümlü kitleler | Çok büyük kitle, malignite şüphesi, damar tutulumu |
| Kozmetik sonuç | İz küçük kalır | İz daha belirgindir |
Ameliyat Öncesi Hazırlık ve Testler

Ameliyat öncesi hazırlık, tümörün hangi hormonu salgıladığının belirlenmesi ve bu hormona bağlı risklerin ameliyattan önce kontrol altına alınması üzerine kuruludur.
Feokromositomada tansiyon hazırlığı, Conn sendromunda potasyum replasmanı, Cushing sendromunda ise steroid planlaması yapılır. Bu aşamalar atlanmaz; ameliyatın güvenliği büyük ölçüde buna bağlıdır.
Ön Tanı Testleri ve Görüntüleme Yöntemleri
Ön tanı, kan ve idrar hormon testleriyle başlar ve görüntülemeyle tamamlanır. Amaç, kitlenin hormon üretip üretmediğini ameliyattan önce netleştirmektir.
Feokromositoma şüphesinde plazma ve 24 saatlik idrar metanefrin düzeyleri ölçülür. Conn sendromunda aldosteron-renin oranı istenir. Cushing sendromu için 1 mg deksametazon supresyon testi ile gece tükürük kortizolü kullanılır; DHEA-S düzeyi de eklenebilir.
Hormon sonuçları anormal çıktığında kitlenin yeri ve özellikleri kontrastlı bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme ile incelenir.
Bu tetkiklerde damar yolundan verilen kontrast madde, lezyonun sınırlarını ve çevre dokuyla ilişkisini netleştirir. Seçilmiş olgularda hangi bezin sorumlu olduğunu ayırmak için adrenal ven örnekleme yapılabilir.
Tetkiklerin bir bölümü belirli koşullarda yapılır. Kan örneği alınmadan önce hastanın bir süre dinlenmesi, 24 saatlik idrar toplama işleminin eksiksiz tamamlanması sonuçların doğruluğu açısından önemlidir. Yanlış toplanan örnek gereksiz test tekrarına ve zaman kaybına yol açar.
Test sıralaması hastadan hastaya değişir. Kullanılan bazı tansiyon ilaçları hormon sonuçlarını etkilediği için tetkiklerden önce ilaç düzenlemesi gerekebilir.
Hangi testlerin isteneceği ve sonuçların nasıl yorumlanacağı, endokrinoloji ve cerrahi değerlendirmenin ardından netleşir.
| Tümör Tipi | Salgılanan Hormon | Öne Çıkan Bulgular | Başlıca Test |
|---|---|---|---|
| Feokromositoma | Adrenalin, noradrenalin | Ataklar hâlinde tansiyon yükselmesi, çarpıntı, terleme, baş ağrısı | Plazma ve idrar metanefrinleri |
| Aldosteronoma (Conn sendromu) | Aldosteron | Dirençli yüksek tansiyon, potasyum düşüklüğü, kas güçsüzlüğü | Aldosteron-renin oranı |
| Kortizol salgılayan adenom (Cushing sendromu) | Kortizol | Gövdesel kilo artışı, cilt incelmesi, şeker yüksekliği, kolay morarma | 1 mg deksametazon supresyon testi |
| Hormon üretmeyen (nonfonksiyonel) kitle | Belirgin hormon salgısı yok | Çoğunlukla belirtisiz; başka nedenle çekilen görüntülemede fark edilir | Kontrastlı tomografi veya MR |
Anestezi Değerlendirmesi ve İlk Görüşme
Anestezi değerlendirmesi, hastanın ameliyatı ve genel anesteziyi güvenle kaldırıp kaldıramayacağının incelenmesidir.
Kalp ve akciğer fonksiyonları, kan sayımı, böbrek ve karaciğer testleri, gerekirse ekokardiyografi istenir. Feokromositoma tanısı varsa anestezi ekibi tansiyon dalgalanmalarına karşı ayrı bir plan hazırlar.
İlk görüşmede şikâyetlerin ne zaman başladığı, kullanılan ilaçlar ve daha önce geçirilen ameliyatlar ayrıntılı olarak kaydedilir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilaca ara verme zamanı planlanır. Bu aşamada devreye giren Samsun genel cerrah, hangi tekniğin uygulanabileceğini ve hazırlığın ne kadar süreceğini belirler.
Görüşmede hastaya ameliyatın kapsamı, olası riskler ve iyileşme süreci anlatılır. Sigara kullananlardan ameliyattan birkaç hafta önce bırakmaları istenir. Şeker hastalığı ya da kalp yetmezliği gibi ek hastalıklar varsa ilgili bölümlerden görüş alınır ve tedavi ameliyattan önce düzenlenir.
Feokromositomada ameliyattan önce alfa-adrenerjik reseptör blokeri ile 10-14 günlük bir hazırlık dönemi gerekir. Amaç, ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek ani tansiyon yükselmelerini önlemektir.
Beta-bloker ihtiyacı doğarsa alfa blokajdan sonra eklenir; sıralamanın değişmesi risk yaratır. Bu dönemde sıvı ve tuz alımının artırılması da tabloyu dengelemeye yardımcı olur.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı Sonrası Bakım

Ameliyat sonrası bakım; tansiyon ile hormon dengesinin izlenmesi, ağrının kontrol altında tutulması ve hareketin erken başlatılması üzerine kuruludur.
İlk saatlerde tansiyon, nabız ve kan şekeri yakından takip edilir. Kapalı yöntemle ameliyat olan hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi sabah ayağa kaldırılır.
Feokromositoma nedeniyle ameliyat olanlarda tümör çıkarıldıktan sonra tansiyon düşebilir; bu nedenle sıvı dengesi dikkatle ayarlanır.
Conn sendromunda potasyum ve tansiyon değerleri yeniden ölçülür, kullanılan ilaçlar çoğu hastada azaltılır. Cushing sendromunda ise geçici adrenal yetmezliği önlemek için steroid desteği planlanır ve doz kademeli olarak düşürülür.
Beslenme genellikle ilk saatlerde sıvı gıdalarla başlar; bağırsak hareketleri düzeldikçe normal düzene geçilir.
Ameliyattan sonra bulantı görülmesi sık rastlanan bir durumdur ve ilaçla giderilir. Yara yerindeki hafif şişlik ile morarma birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler.
Taburcu olduktan sonraki ilk haftalarda dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- İlaçların hekimin belirlediği dozda kullanılması, steroid desteği verilmişse dozun kendiliğinden kesilmemesi
- Yara yerinin kuru ve temiz tutulması; kızarıklık ya da akıntı görülürse kliniğe haber verilmesi
- İlk günlerde kısa yürüyüşlerle hareketin artırılması, uzun süre yatmaktan kaçınılması
- Ağır kaldırmaktan ve karın kaslarını zorlayan hareketlerden yaklaşık dört hafta uzak durulması
- Bol sıvı tüketilmesi ve lifli gıdalarla bağırsak düzeninin desteklenmesi
- Ateş, şiddetli karın ağrısı, baş dönmesi ya da aşırı halsizlik durumunda vakit kaybetmeden başvurulması
Kontrol muayenesi genellikle ameliyattan bir ile iki hafta sonra planlanır. Bu görüşmede patoloji sonucu değerlendirilir, hormon testleri tekrarlanır ve ilaç dozları gözden geçirilir.
İşe dönüş süresi masa başı işlerde çoğunlukla iki hafta kadardır; fiziksel güç isteyen işlerde bu süre uzar ve kararı hekim verir.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı Sonrası Oluşabilecek Komplikasyonlar

Adrenal ameliyatı sonrası komplikasyonlar deneyimli merkezlerde seyrek görülür; ortaya çıktığında da çoğu erken dönemde fark edilip tedavi edilebilir.
Riskler kanama, komşu organ yaralanması, yara yeri sorunları ve geçici hormon dengesizlikleri başlıklarında toplanır. Riskin düzeyi tümörün tipine, boyutuna ve hastada eşlik eden hastalıklara göre değişir.
Yaygın Post-Operatif Komplikasyonlar
En sık karşılaşılan sorunlar kanama, çevre organ yaralanması ve geçici hormon dalgalanmalarıdır.
Böbreküstü bezinin damarlardan zengin ve komşu organlarla çevrili bir bölgede yer alması bu riskleri doğuran temel etkendir. Sorunların çoğu ameliyat sırasında ya da ilk günlerde fark edilir.
- Ameliyat sırasında ya da sonrasında görülebilen kanama
- Komşu organ yaralanması: solda dalak ve pankreas, sağda karaciğer, her iki tarafta böbrek
- Yara yerinde enfeksiyon, sıvı toplanması ya da geç iyileşme
- Ameliyat sonrasında tansiyonun beklenenden düşük veya yüksek seyretmesi
- Tek taraflı ameliyattan sonra görülebilen geçici adrenal yetmezlik
- Kortizol dengesine bağlı halsizlik, bulantı ve kan şekeri değişiklikleri
- Uzun süre hareketsiz kalınan durumlarda bacak damarlarında pıhtı gelişme riski
- Çok nadiren kapalı yöntemden açık cerrahiye geçilmesi
Kanamanın erken saptanması için ilk gün kan değerleri kontrol edilir. Karın içinde biriken sıvı gerektiğinde dren yardımıyla boşaltılır.
Yara yerinde enfeksiyon gelişirse pansuman sıklığı artırılır ve uygun tedavi başlanır. Bu müdahalelerin çoğu hastanede yatış sırasında tamamlanır.
Bu tabloların büyük bölümü geçicidir ve ilaç düzenlemesiyle kontrol altına alınır. Ancak ateş, giderek artan karın ağrısı, nefes darlığı ya da baygınlık hissi gibi belirtiler beklenmeden değerlendirilmelidir.
Hangi bulgunun acil olduğu taburcu sırasında hastaya ayrıntılı biçimde anlatılır.
Komplikasyon Riski ve Doktor Seçiminin Önemi
Komplikasyon riski, ameliyatı yapan ekibin adrenal cerrahisindeki deneyimiyle doğrudan ilişkilidir.
Böbreküstü bezi ameliyatları görece az sayıda yapılan işlemlerdir; bu nedenle endokrin cerrahisiyle düzenli ilgilenen merkezlerde hem ameliyat süresi hem de açığa geçme oranı daha düşük seyreder.
Hekim seçerken ameliyatın hangi teknikle planlandığı, hazırlık sürecinin nasıl yürütüleceği ve ameliyat sonrası takibi kimin yapacağı sorulabilir.
Endokrinoloji ile birlikte çalışan bir ekip, hormon hazırlığının eksiksiz tamamlanmasını sağlar. Kontrollerin hangi aralıklarla yapılacağı da baştan planlanmalıdır.
Feokromositoma gibi tansiyon dalgalanması riski yüksek tümörlerde hazırlığın süresi ve ameliyathane koşulları ayrıca önemlidir. Merkez seçilirken yoğun bakım imkânı ile patoloji hizmetinin varlığı da göz önünde bulundurulur. Bu değerlendirme muayene sırasında hekimle konuşularak yapılır.
Ameliyattan önce olası komplikasyonları açıkça konuşmak süreci daha rahat yönetmeyi sağlar. Beklentilerin gerçekçi biçimde belirlenmesi, ameliyat sonrasında karşılaşılan küçük sorunların gereksiz kaygıya dönüşmesini de önler.
Adrenal Ameliyatında Başarı Nasıl Değerlendirilir?

Adrenal ameliyatında başarı, hormon fazlalığının ortadan kalkması ve buna bağlı şikâyetlerin gerilemesiyle ölçülür.
Deneyimli merkezlerde hormonal düzelme büyük oranda sağlanır; ancak sonuç tümörün tipine, hastalığın ne kadar süredir devam ettiğine ve eşlik eden hastalıklara göre değişir.
Yüksek tansiyonun tümüyle geçmesi her hastada beklenmez. Uzun yıllardır tansiyon yüksekliği olanlarda damar yapısı kalıcı biçimde etkilenmiş olabilir; bu durumda ilaç ihtiyacı azalır ama tamamen ortadan kalkmayabilir.
Kitlenin tümüyle çıkarılmış olması ile hormonal düzelmenin sağlanması ayrı başlıklardır; ikisi birlikte değerlendirilir.
Ameliyat Öncesi ve Sonrası Laboratuvar Bulgular
Başarının en somut göstergesi, ameliyat öncesi ve sonrası laboratuvar değerlerinin karşılaştırılmasıdır.
Bu nedenle ameliyattan önceki değerler kayıt altına alınır. Feokromositomada plazma ve idrar metanefrin düzeylerinin normale dönmesi, tümörün tümüyle çıkarıldığını gösteren temel bulgudur.
Conn sendromunda ameliyattan sonra kanda potasyum düzeyi düzelir ve aldosteron değerleri geriler; çoğu hastada tansiyon ilacı sayısı ve dozu azalır. Bu düzelme genellikle ilk haftalarda belirginleşir. Cushing sendromunda kortizol düzeyleri baskılanır; geçici yetmezlik nedeniyle steroid desteği bir süre sürdürülür.
Patoloji raporu değerlendirmenin ikinci ayağıdır. Çıkarılan dokunun iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ve sınırlarının temiz olup olmadığı bu raporla ortaya konur. Kötü huylu bir tümör saptanırsa tedavi planı onkoloji görüşü alınarak yeniden düzenlenir.
Kontrol testleri genellikle ameliyattan birkaç hafta sonra tekrarlanır, ardından belirli aralıklarla sürdürülür. Hormon testlerinin yanı sıra tansiyonun evde düzenli ölçülmesi istenir.
Değerlerin nasıl yorumlanacağı ve tedavinin ne zaman sonlandırılacağı hekim tarafından belirlenir; hasta kendi başına ilaç kesmemelidir.
Sonuç
Samsun adrenal ameliyatı, doğru tanı ve eksiksiz hazırlıkla yapıldığında hormon fazlalığına bağlı şikâyetleri büyük ölçüde geriletebilen bir tedavidir.
Dirençli yüksek tansiyon, potasyum düşüklüğü ya da atak şeklinde gelen çarpıntı gibi bulguların arkasında böbreküstü bezi kaynaklı bir sorun olabileceği akılda tutulmalıdır. Erken tanı iyileşmeyi de kolaylaştırır.
Ameliyatların büyük bölümü kapalı yöntemle yapılır; bu da daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme anlamına gelir.
Açık cerrahi ise kitlenin büyüklüğü ya da kanser şüphesi gibi belirli durumlarda gündeme gelir. İki teknik arasındaki seçim hasta tercihiyle değil, tıbbi bulgularla yapılır. Ameliyat sonrası hormon takibi de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Hazırlık aşaması, özellikle feokromositomada, ameliyatın kendisi kadar önemlidir. Bu nedenle sürecin endokrin cerrahisiyle ilgilenen bir ekiple yürütülmesi önerilir.
Tanı ve tedavi kararı; muayene, hormon testleri ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek hekim tarafından verilir. Şikâyetiniz varsa genel cerrahi polikliniğine başvurmanız uygun olur.
Buradaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.
Klinik adresimiz
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı ve genel cerrahinin tüm başlıkları için hasta kabulü Liv Hospital Samsun Hastanesi'nde yapılmaktadır. Hastaneyi ziyaret etmeden önce lütfen randevu almayı unutmayınız.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı Hakkında Sık Sorulanlar
Kapalı yöntemle yapılan tek taraflı adrenalektomi genellikle bir ile üç saat arasında sürer. Süre; tümörün boyutuna, hastanın kilosuna ve daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarına göre değişir. Açık cerrahide ve iki taraflı işlemlerde bu süre uzayabilir. Kesin bilgi, ameliyat planı yapıldıktan sonra hekim tarafından paylaşılır. Anestezi öncesi ve sonrası hazırlıklarla birlikte ameliyathanede geçen toplam süre daha uzundur.
Randevu talebi oluşturunBu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararı; muayene, tetkik sonuçları ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Ameliyatı için değerlendirme randevusu
Size en uygun tedavi planı, ayrıntılı muayene ve tetkiklerinizin değerlendirilmesi sonrasında birlikte belirlenir.

